14 Şubat: Aşkın Ticarileşen Yüzü mü, Duyguların Kutlaması mı?


 14 Şubat’ın Kökeni: Aziz Valentine’den Günümüze

14 Şubat, kökeni Roma İmparatorluğu’na dayanan bir gün. Rivayete göre Aziz Valentine, evlenmeleri yasaklanan çiftleri gizlice nikâhladığı için idam edilmiştir. Zamanla bu tarih, romantik aşkın sembolü hâline gelmiştir.

Ancak bugün 14 Şubat yalnızca tarihsel bir anma günü değil; küresel ölçekte ekonomik, kültürel ve sosyal bir fenomen.

Aşkın Özel Bir Güne Sığdırılması

Aşk; gündelik hayatın içinde, küçük jestlerde, sabah kahvesinde, bir mesajda, birlikte geçirilen sessiz bir akşamda saklıdır. Buna rağmen modern toplum, duyguları belirli takvim günlerine sıkıştırma eğilimindedir.

Anneler Günü, Babalar Günü, Öğretmenler Günü… Ve 14 Şubat.

Bu günler bir hatırlatma işlevi görür. Fakat şu soruyu sormak gerekir:

Sevgi gerçekten hatırlatılmaya mı muhtaç, yoksa düzenli olarak inşa edilmesi gereken bir ilişki emeği midir?

Tüketim Kültürü ve 14 Şubat

14 Şubat denildiğinde akla ilk gelenler:

Kırmızı güller

Çikolatalar

Pahalı akşam yemekleri

Takılar

Sosyal medyada paylaşılan “mükemmel” kareler

Burada mesele hediyenin kendisi değil; hediyenin sevginin ölçüsü gibi sunulmasıdır.

Sosyolojik açıdan bakıldığında 14 Şubat, kapitalist sistemin duygular üzerinden ekonomik döngü üretmesinin güçlü bir örneğidir. Aşk, semboller ve ürünler aracılığıyla görünür hâle getirilir. Sevgi neredeyse satın alınabilir bir deneyime dönüşür.

Sosyal Medya ve “Görünür Aşk”

Günümüzde 14 Şubat aynı zamanda bir performans alanıdır.

Kim nerede yemek yedi?

Kim ne hediye aldı?

Kim ne kadar “romantik”?

Bu durum bazı insanlarda eksiklik hissi, kıyas ve değersizlik duygusu yaratabilir. Oysa her ilişkinin dinamiği kendine özgüdür. Gösterilenle yaşanan çoğu zaman aynı değildir.

Bekârlar İçin 14 Şubat

Toplum uzun süre 14 Şubat’ı sadece romantik ilişkilere indirgedi. Ancak son yıllarda “self-love” yani kendini sevme yaklaşımı öne çıkıyor.

Belki de 14 Şubat:

Kendine çiçek almak,

Uzun zamandır ertelediğin bir kitabı okumak,

Kendinle kaliteli zaman geçirmek için bir fırsattır.

Sevgi yalnızca iki kişi arasında değil, insanın kendisiyle kurduğu bağda da anlam kazanır.

Gerçek Soru: Aşk Bir Gün mü, Bir Emek mi?

Aşk; emek, sabır, iletişim ve anlayış ister.

Bir güne indirgenmiş romantizm, sürdürülebilir bir ilişki modeli değildir.

14 Şubat güzel bir jest olabilir.

Ama asıl mesele 15 Şubat’ta, 3 Mart’ta, sıradan bir Salı akşamında da aynı özeni gösterebilmektir.

Kutlamak mı, Sorgulamak mı?

14 Şubat’ı tamamen reddetmek de, onu tek sevgi göstergesi hâline getirmek de uç noktalardır.

Belki en dengeli yaklaşım şudur:

Bu günü bir hatırlatma olarak görmek; fakat sevgiyi takvime bağımlı hâle getirmemek.

Çünkü aşk, bir gün değil; bir süreçtir.

Ve en çok da sıradan günlerde kendini gösterir.

Yorumlar

Popüler Yayınlar